Share this...
Facebook
Twitter

Son on yılın biraz daha öncesinde Lviv’de kısa bir süre zarfında şehrin elçiliği işlevini devralan bir şirket ortaya çıktı. Lviv’i kahve, kitap, çikolata, bira, festival ve yaratıcı müesseselerle bağdaştıran markalar yarattı veya bu türden markaları birleştirdi. Lviv barları sadece Ukrayna genelinde değil, Avrupa ülkelerinde de açılmaya başladı ve Lviv’in kendisi her sene evlere planlanandan daha geç verilmeye başlanan sıcak su yerine kafe ve restoran kuyruklarıyla ve turistlerle ilişkilendirilmeye başladı.

Ukrayna’da birçok terk edilmiş endüstriyel bina kaldı: fabrika, tesisler vb. Bu binalar yıllarca boş boş duruyorlar ve tekrar iş görmeleri hayli güç. Ancak modern kültür, eğitim veya alışveriş ve eğlence merkezleri haline gelebilirler. Lviv’deki yenilenmiş en ünlü endüstriyel alanlardan biri ofis alanları, modern üretim tesisleri ve ziyaretçi alanı ile !FESTrepublic. Platformun kurucusu Andriy Khudo, Yuriy Nazaruk ve Dmytro Gerasimov tarafından 2007 yılında oluşturulan “Lviv holding of emotions !FEST”. Bugün !FESTrepublic terk edilmiş endüstriyel yapılara yeniden hayat veren ve Lviv’in turizm potansiyelinin şehir merkeziyle sınırlı olmadığını kanıtlayan bir platform.

Endüstriyel Alanların Yeni Hayatı

Geçen yüzyılın ortalarından beri post-endüstriyel ülkeler terk edilmiş endüstriyel tesisleri etkin bir şekilde restore ediyorlar. Eski fabrikalar, madenler, metalurji tesisleri vb. birincil işlevlerini yitiriyor, ancak ofislere, kültürel ve turistik alanlara, merkezlere dönüşme olasılıklarını koruyorlar.

Şehir planlamasında bu olgu restorasyon, yani hayata döndürme olarak adlandırılıyor. Girişimciler, yatırımcılar ve yerel yetkililer, yurtdışında potansiyel açıdan karlı olan bu tür binalarla uzun zamandır ilgileniyorlar.

Endüstriyel alanların hayata döndürülmesinin başarılı örnekleri Polonya, Almanya, Hollanda ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de bulunuyor. Varşova’da 2003 yılından beri turistler arasında popüler olan Fabryka Trzciny kültür ve eğitim kompleksi haline gelen eski marmelat ve konserve fabrikası gibi.

Kültür merkezlerinin tasarımı ve eski binaların kültürel alanlara dönüştürülmesi hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, AB ve Doğu Ortaklığı’nın “Kültür ve Yaratıcılık” programı desteğiyle yayınlanan “Kültür Merkezleri Tasarlamak: Bir Kılavuz” (Ukraynaca) kitabını indirmenizi tavsiye ederiz.

Polonya’nın Lodz şehri, Sanayi Devrimi sırasında İngiliz Manchester veya Amerikan Detroit şehirleri gibi canlı bir biçimde gelişti. Özellikle endüstriyel tesislerin yeniden canlanmasına dair birçok örnek var. Bunlardan en ünlüsü, 2006 yılından beri eski fabrika binalarında faaliyet gösteren çok işlevli alışveriş ve eğlence merkezi Manufactura.

Łódz’daki Fabryka Sztuki Sanat Merkezi, kamu-özel sektör ortaklığının bir örneği. Resmi olarak, kurum şehre ait, ancak çeşitli kuruluşlar finansman ve karar verme süreçleriyle ilgilenmektedir.

Amsterdam’daki Melkweg konser salonu, 1970 yılından bu yana eski süt ürünleri fabrikası binasında bulunmaktadır. Ekibi, kurumda gerçekleşen neredeyse tüm sergileri ve partileri bağımsız olarak organize ediyor. Fransız kültür merkezi Mains d’Oeuvres, Paris’in banliyölerinde, eski Valeo otomobil parçaları fabrikasının binasında yer almakta ve 2001’den beri çağdaş sanatın tanıtılmasına yardımcı olmaktadır.

Bu liste elbette genişletilebilir. Keza bu tür merkezlerin farklı bir tarihi, yapısı, kârlılığı vb. var. Kaldı ki, hayata döndürülen fabrika binalarının vatandaşlar için eğitim ve dinlenme yeri, iş içinse bir gelir ve yerel bütçeler için vergi kaynağı olması açısından herkes için faydalıdır.

!FESTrepublic

Hemen hemen her Ukrayna şehrinde en azından birkaç tane sanayi tesisi bulunmaktadır. Son yıllarda dönüşümlerinin birçok başarılı örneği de olmuşture. Bunların arasında en bilindikleri olarak IZONE ve Kıyiv’deki “Platforma” sanat fabrikası, Kharkiv’deki Fabrika Space, Ivano-Frankivsk’teki “Promprylad” vb. sayılabilir.

2015 yılında, yaratıcı projeler ağı !FEST Lviv’in sanayi bölgelerinden birinde bulunan terk edilmiş “Galıçsklo” (“Galiçya camı”) fabrikasını satın aldı. Fabrika, ilaç endüstrisi için cam imal ediyordu, ancak iflastan sonra yaklaşık 10 yıl boş kaldı. FEST’in kurucuları Andriy Khudo ve Yuriy Nazaruk, binaya girdiklerinde aslında her şeyin harab olduğundan bahsediyor:

— Aslında biz basbayağı boş bina satın aldık. Bilmiyorum, belki bu bir büyüme hastalığı, ama eski bir mimari çevrede çalışıyorduk ve en azından parçalar halinde tutmak istedik ki yok olmasın. Çünkü şehirdeki birçok insanın özdeş alana ihtiyacı olduğunu fark ettik. Ve burada bir sunum yaptığınızda, binanın kendi geçmişi ve kimliği olduğunu anlıyorsunuz. İşte bu yüzden evrimsel bir yaklaşımımız var: bir şeyi kurtarırsan, kendine ait bir şeyler de getirirmiş olursun. Bölgeyi küçük adımlarla değiştiriyoruz.

Yuriy Nazaruk ve Andriy Khudo, eski ofiste yer kalmadığında yeni bir alana taşınmaya karar verdiler. İki hektarlık arazide hem ekip için yeni bir ofis, hem de ziyaretçiler için bir alan düzenlediler. Tüm kompleksin adı !FESTrepublic idi. Üretim atölyeleri, fırın, depo vb. alanlar festivaller ve partiler için düzenlenmiş. !FEST ana ofisinin balkonları kuş yuvası olarak stilize edildi:

— Ofise taşındığımızda bazı harap olmuş yerler vardı. Buradan yola çıkarak bir şeyin doğduğu yer olarak bir yuva yapma fikri ortaya çıktı. Böylelikle ana ofise gittiğinizde, yumurtalar en üstte asılı kalıyor. Genel olarak, farklı sinerjilerin bir kombinasyonunun doğduğu hissi hasıl oluyor. Birleşmek ve deney yapmak için alana ihtiyaç duyuluyor.. Kâr amacı gütmeyen alan en kolay şehrin eteklerinde veya uzun zamandır iş görmemiş bir yerde bulunuyor. Ukrayna’da bu gibi birçok tesis var, gelgelelim yatırıma ihtiyaçları var. Tüm bu esaslı projeler evrimsel olarak hareket ediyorlar.

Holding’in ofisi beş katlı bir binada yer alıyor. Her katta ironik bir biçimde isimlendirilmiş “sokaklar” ve her çalışanın veya her masanın bir “ev numarası”, yani kendi adresi var. Böylelikle ofis dört bölüme ayrılıyor: ikinci katta finans bölümü, üçüncü katta tedarik bölümü, dördüncü katta tasarım ve yaratıcı ekip ve beşinci katta holding’in yönetimi. Dördüncü katta doğrudan Yuri Nazaruk’un ofisine giden bir merdiven var:

— Burada, dördüncü katta, ofisime doğrudan bir giriş var. Ne olursa olsun, meslektaşlarımın bana doğrudan ulaşma olanağı olması gerektiği konusunda anlaştık. Çünkü yukarı çıkarsanız öyle resmi bir resepsiyon var ki, herkese kime, nereye diye soruluyor. Oysa ki burada istediğiniz zaman kapıyı açabilir ve yukarı çıkabilirsiniz. Birileri haftada birkaç kez ofisime çıkıyor; daha sık değil. Ben de sadece arada sırada buraya çıkıyorum..

2016 sonbaharında alanda disko ve partilerin yer aldığı !FESTrepublic Club da açıldı. Alanın sahipleri odanın endüstriyel tarzını korudular, ancak kaliteli ses ve aydınlatma yardımıyla burayı modern hale getirdiler. Andriy ve Yuriy, bu kulübün !FESTrepublic alanındaki ilk projesi olduğunu söylüyorlar:

— Bu gece kulübünden çok bir etkinlik salonu. Değerleri açısından salt gece kulübüne dönüştürmeyi istemedik, zira böyle bir durumda mekan seks turizmiyle ve uyuşturucularla son bulabiliyor. Biz müzikle çalışıyoruz ve örneğin rock festivalleri düzenliyoruz. Kaldı ki, müzikle de para kazanılabilir.

2018 yazında !FESTrepublic bölgesinde !FEST Coffee Mission Hub kahve merkezi açıldı. Tadım için donanımlı kahve laboratuvarı, kahve ustalık sınıfı ve okulları burada yer alıyor. Yuriy ve Andriy, merkezin çiftçilerden doğrudan müşteriye nitelikli kahve sunulduğunu anlatıyorlar. Nitelikli kahve, dünya kahve pazarının en pahalılarından biri olan yüksek kaliteli bir Arabica kahve çekirdeği ve böyle bir kahve için sadece menşe ülke değil, aynı zamanda belirli bir alan ve plantasyon da önemli:

— Bu yıl El Salvador, Guatemala, Honduras ve Nikaragua’ya gittik ve çiftçilerle tanıştık. Kime para gönderdiğine bakmak gerek. Şu anda ekibimiz kaliteli cinsleri seçti ve kahve tadım sürecinde. Nitelikli kahve segmentinin seçimine gelince daha niş projelere dalmamız gerektiğini fark ettik. Çünkü bize öyle geliyor ki, gelecek uzmanlaşmadadır. Bu projenin mantığı, üreticiyi doğrudan tüketiciye bağlamak. Zira insanlar tükettikleri ürünü yapan kişinin gözlerini görmek isterler.

Kuruculara göre, !FEST Coffee Mission’ın temel amacı kahve içme kültürünü değiştirmek. Müşterileri kaliteli kahveye, gerçek çikolataya ve özel yapım biraya alıştırmayı “uzun oyun” olarak adlandırıyorlar, zira yatırım ve geri dönüş için çok zaman gerekli:

— Uzmanlaşmaya başladığımız ilk projelerden biri “Pravda” (“Gerçek”) bira tiyatrosudur. 10’dan fazla ülkeye ihracat yapan Rınok (Ukraynaca “pazar”) Meydanı’nda bir bira fabrikasının olması, Avrupa’nın bu bölgesi için eşi olmayan bir girişim. Bunun bizim özel gururumuz olmasına karşın ticari gelire yansımadı. Tüketici daha iyi olan yeni bir ürüne ancak zamanla alışır. İlk kez deniyor ve “Eh, bu bira değil ki.” diyor. Nitekim bambaşka bir maddeyi “bira” olarak adlandıran tam bir nesil yetişti.. Başka bir zaman tadına baktıklarında alışacaklar ve eski alışkanlıklarına geri dönmeyecekler. Çikolata ve kahve için de aynı şey geçerli. Alıcı bu durumda şöyle düşünüyor: “İyisi mi hafta sonuna kadar sabredip şu küçük biradan içeyim, fakat üründen daha fazla zevk alayım”.

Holding of Emotions (Duygu Holdingi)

!FEST kavramsal kuruluşlar ağı, on yılı aşkın süredir sadece Lviv’de değil, yurt içi ve yurt dışında başka şehirlerde de tematik restoranlar açıyor. Holding’in tanınmış projeleri arasında Ukrayna Milliyetçiler Örgütü zamanında stilize edilen Lviv restoranı “Krıyivka” (Ukraynaca “Yeraltı Sığınağı”), “Lviv Çikolata Atölyesi”, “Lviv Kahve Madeni”, Leopold von Sacher-Masoch’un eserlerinden ilhamla tasarlanan “Masoch-café”, şarap barı “Pyana Vışnia” (“Sarhoş Vişne”) ve birçok diğerleri bulunmaktadır. !FEST’in kurucuları Lviv’in Ukrayna genelinde bir nevi “ihracatı” hususunda sorumluluk hissettiklerini itiraf ediyorlar:

— Geçenlerde Odesa’da açtığımız “Pyana Vışnia” barı görmek için ana caddeydim. Çaprazlamasına bakıyorum, “Lviv Çikolata Atölyesi”. Yan tarafta “Lviv likörleri”, “Lviv kruvasanları” vesaire çoktan açılmış… Durup düşünüyorum: Odesa’da mıyım yoksa Lviv’de mi? Fakat aslına bakılırsa her şey çok basit; eğer ki müesseselerin formatlarında sağlam bir temel varsa, o zaman tutunurlar. Ha markanın salt sömürüsü ve para kazanma girişimiyse söz konusu o zaman hızla kapanacaktır.

!FEST Holding’in ilk büyük projelerinden biri restoran “Krıyivka” (Ukraynaca “Yeraltı Sığınağı”) oldu. Nitekim bu restoran halen hem Lviv’in turistik yüzünü, hem de !FEST markasının şanını temsil etmeye devam ediyor. !FEST’in kurucuları, her şeyin ortak değerler, çılgınca bir inanç ve riskle başladığını belirtiyor:

— Bu işe o kadar inandık ki tüm mal varlığımızla “Kryivka”’ yı riske attık. Sahip olduğumuz, her şey oraya yatırıldı. Öyle olmalı ki, bizi birleştiren şey bu fikre olan inancımız ve kendimize ait başarılı bir şey yaratıp şehri değiştirmek için büyük bir arzu duymamızdıç Çünkü on bir yıl önce Rynok Meydanı’nda varsa yoksa bir park alanı vardı ve restoranlar da şöyle böyleydi yemek, içmek, bunun gibi şeyler için. Sanırım o zamandan beri piyasanın da canlanışına biraz ivme kazandırdık. Turizm bileşenine sezgisel olarak girdik, şimdi çok fazla rekabet var ve bu harika bir şet. Restoran pazarı büyüyor, değişiyor ve rekabet ilerliyor.

Andriy Khudo ve Yuriy Nazaruk’a göre, farklı şehirlerdeki tüm kuruluşların ve franchise’ların birlikte çalışmasını sağlamak yeterli değil. Burada yaşayacak ve işleriyle ilgilenecek doğru ortakları bulmak önemli bir mesele:

— En başından beri bir değerler şirketi kuruyoruz. Bu her projede göze çarpıyor, zira “Rus pop” çaldırmaz ve “Lviv kruvasanları” açmazsınız. Bu tür projeler fark edilmez ve ölür. Ama Lviv’den bir parça alıp bir yere taşıdığımızdan bahsediyoruz. Hayalimizdeki Lviv’i aktarıyoruz. Odesa formatını Odesa’da açamıyorum. Üzgünüm, oralı değilim, bu şehri hissetmiyorum, bu yüzden işe yaraması olası değil. Ama yatırım olarak gittiğinde, Ukrayna’da Lviv tarzında havalı bir marka açalım. O zaman harekete geçer. Bu yüzden tüm işletmelerimiz bir bütün teşkil ediyor ve biz de bunu takip ediyoruz..

Andriy Khudo ve Yuriy Nazaruk, işletmenin faaliyet gösterdiği çevrenin önemli olduğuna ve doğru yerde sıkı çalışmanın işinizi göreceğine inanıyorlar:

— Sivil toplum, insanlar sağlıklı iletişim kurabildiğinde faaliyet gösterebiliyor.. Ukrayna’da girişimcilerin gerçekten buluştuğu, iletişim kurduğu, hükümetle tartıştığı, onunla müzakere etmeye çalıştığı, onu seçtiği yalnızca birkaç şehir var. Şehirdeki doğru çevrelerde olmanın da sonucuyuz. Okul, yayınevi… Kumarhanelere, kumar makinelerine para yatırmak çok daha eğlenceli olurdu, fakat biz anlıyoruz ki, böyle işler hepi topu aldım verdim usulünde işliyor.

2018 yazında !FEST, ünlü Lviv kafe ve sanat merkezi “Dzyga”nın (Ukraynaca “Topaç”) ortak sahibi oldu. Kurucular, sanat merkezinin adı, misyonu ve sanat galerisini korumayı planlıyor:

— Holding’in kurucuları olarak bizi birleştiren şey işadamlığı. Projelerimizi iş olarak görüyoruz. İnsanların bir şeyler yapmak, para kazanmak, kendilerine, ailelerine ve sonuçta dünyaya bakmak istemeleri normaldir. İşte bu yüzden işadamlığının ve ticaretin habis olduğuna inanmak eski Sovyetler Birliği’ne özgü bir algı… Değişmeye değdiğini düşünüyoruz. “Dzyga”da gözden kaçırdığımız en önemli şey, işi ve parayı bu kadar küçümsemekti. Gelgelelim ikisi arasında bir denge olmalı: bir işin olduğunda sanatı daha da geliştirebilirsin. Ama bunu ihmal ettiğinizde, ne iş kalır, ne de sanat.

Starıy Lev Yayınevi

2010 yılında, Holding of Emotions !FEST, Starıy Lev Yayınevi’nin (Yaşlı Aslan Yayınevi) ortağı oldu ve yönetim ve sermaye konusunda yayınevini desteklemeye başladı. Kurucu ortağı ve yazı işleri müdürü Maryana Savka olan Starıy Lev Yayınevi’nin ana ofisi !FESTrepublic sınırları içinde yer almakta. Binanın dış cephesi kitaplarla dolu büyük bir rafa benziyor:

— Yayıncılıkla uğraşmaya karar verdiğimizde herkes şöyle dedi: “Aptallar, bu Ukrayna kitap yayınevi. Bu düpedüz bu ülkede olabilecek en umutsuz hikaye.” Ve bugün kesin olarak şunu söyleyebiliriz: a) bu iyi bir iş ve b) çok ilginç bir çalışma ve Ukrayna için mutlak bir başarı hikayesi.

Yuriy ve Andriy, yayınevinin kitaplarını Arjantin, Fransa, Slovenya gibi birçok ülkeye yayınlama haklarını sattığını söylüyor. Ayrıca Staryi Lev Yayınevi, Ukrayna’yı uluslararası sergilerde aktif olarak temsil etmekte:

— Güney Kore’de çocuklar Taras Prokhasko’nun köstebekleri hakkında kitaplar okuyorlar. Çok havalı bir şey bu. Elbette biz bundan para kazanmadık, Prohasko da öyle, ama Ukrayna’nın ihracat için sebep yaratmaya başlaması çok güzel.

Aviatsiya Galıçını

2015 yılında tasarımcı Ulyana Barabaş, !FEST holding iş birliğiyle “Aviatsiya Galıçını” (“Galiçya Havacılığı”) adlı bir giyim markası yarattı. Kurucular, bu markanın yeni Ukrayna ordusundan ve özgürlük fikrinden ilham aldığını açıklıyorlar. Tasarımları yapıp bu kıyafetleri diktikleri atölyeler !FESTrepublic’te tek bir alanda yer alıyor. Gelgelelim neden havacılık teması?

— En başında söyleyebiliriz ki havacılık ve uçmakla ilgiliyiz. İkincisi, giyinme şekliğin bir kişinin kimliğini nasıl ifade ettiğini düşündük. Orduyu desteklememiz hoş. Ama aynı zamanda her gün “Alfa industries”e gidiyoruz. Kendi üretimimizle gurur duymaya başlasak harika olurdu. Daha ilham verici olmalı. Ve dediğimiz gibi, bu giysiler hem ordu hem de orduya yardım edenler tarafından giyilmeye başlandı.

"Alfa industries"
Askeri tarzda kıyafet diken Amerikan şirketi.

Markanın tasarımcıları, gerçek askeri birimler, şirketler veya şahsiyetler içinmiş gibi kol şeridi ve tasarımlar geliştirir (Örneğin, 2. Dünya Savaşı dönemi “Gece Cadıları”, An-225 “Mriya” uçağı, uçak tasarımcısı Igor Sikorskıy, Silahlı Kuvvetler’in 7. Müstakil Ordu Havacılık Alayı) ve kurgusal konularda (örneğin Ukrayna halk masalı kahramanından esinlenerek Telesık havayolları — ve Gutsul uzay programı):

— Görsel kimliğin insanlara gerçekten ilham verdiği ortaya çıktı. Askeri tugaylarımız temalı polo üretmek için Sovyet hikayeleri ve kartopu çiçeği ile tüm bu sembolleri anlaşmaya bile varmadan hepsini değiştirmeye başladık. Ve bunun zirvesi aslında bugün, Hava Kuvvetleri komutanı yarın, Luhansk’ta cepheye dönmek üzere bize geldiğinde oldu ve böylece kendisiyle dünyadaki tüm hava gösterilerinde uçan akrobası takımımız için markanın büsbütün kimliğini geliştirmek üzere sözleştik ve onlara kendi üretimimiz pololardan verdik. Gayet de başarılı oldu.

Hür ve Duyarlılar Okulu

2017 sonbaharında!FEST holding, “Veseli ta Rozumni”(“Eğlenceli ve Zekiler”) anaokulları ağı ile birlikte çocukların Hür ve Duyarlılar Okulu’na ilk kayıtlarını başlattı. Bu, tam zamanlı ve çocukların uyumlu gelişimini hedefleyen bir alternatif okul projesi:

— Bu okulun kuruluşunun iki nedeni var. Birincisi, şirketin halihazırda binden fazla çalışanı olduğu bir seviyeye ulaşması ve kamuoyunu etkilemeye başlaması. Ülkeyi daha iyi, şehri daha iyi yapabilirsiniz. Bazen sıfırdan, yani okuldan başlamanız gerekir. Bu aynı zamanda kişisel bir neden, çünkü artık kendi çocuğunu sürekli olarak büyütmek mümkün değil, ancak insanın canı ister ki, buna uygun bir ortam olsun. İkinci sebep, altyapının geliştirilmesi yönündeki arzumuz. İnsanlar ülkeyi terk etmeye veya burada kalmaya karar verirken bunu dikkate alıyor. Ve burada yaşamak istediğinize kanaat getirdiğinizde devletin yerinize gerçekleştirmesi gereken şeyi bizzat siz gerçekleştirmeye başlıyorsunuz.

Projenin özel yanı okul programının yanı sıra öğrencilerin fiziksel ve kültürel alanlarda da en iyi noktaya gelmelerini esas almasında. Örneğin, bisiklete binme, ilk yardım, yemek hazırlama, arama motorlarını kullanma vb. beceriler önemlidir. Dolayısıyla derslerin üçte birini sınıf dışı etkinlikler oluşturuyor:

— Bir çocuğa yüzmeyi öğretmek, sayı saymayı öğretmek kadar önemlidir. Eğitimin çok sâkil bir şey olduğunu anlıyoruz, yani insanlar yıllarca her şeyi belli bir şekilde yapmaya alışık. Son on yılda dünya çok değişti, gelgelelim çocuklara yaklaşımımız hiç değişmedi.

Kaldı ki özel eğitimin asıl keyfi herhangi bir yeniliği, daha hızlı ve hatta tamı tamına anında uygulayabilmenizdedir. Fikir aşamasından okulun oluşumuna iki ay geçti. Bu süre zarfında kurucular konsept üzerinde anlaştılar, tesisr buldular, bir ekip ve araştırmacı işe aldılar. Her ne kadar çevre eğitimde yenilikleri daima kolayca kabul etmese de, girişimciler doğru yolda olduklarından eminler:

— En iyi okulu yapmak gibi bir hedef olamaz amaç tüm okulların iyi olması. Çocukların sadece burada afili öğrenciler olmalarını istemiyoruz. Herkesin afili olmasını istiyoruz, çünkü en nihayetinde çocuklarımız da hep beraber yaşayacaklar. Sonra kendimize bir görev belirledik: şehirde 5 okul, Ukrayna’daysa 100 okul açmak; ve tüm şemayı baştan inşa etmek, ki böylece tüm eğitim üzerinde büyük bir etkisi olsun.

Materyali hazırlayanlar

Proje yazarı:

Bohdan Lohvınenko

Yazar:

Nataliya Ponedilok

Editör:

Tania Rodionova

Yapımcı:

Olga Şor

Fotoğrafçı:

Pavlo Paşko

Oleksandr Homenko

Alina Rudia

Kameraman:

Oleksiy Pançenko

Pavlo Paşko

Kurgu yönetmeni:

Anna Vorobyova

Senaryo yazarı:

Karina Pilühina

Yönetmen:

Mıkola Nosok

Fotoğraf editörü:

Oleksandr Homenko

Transkripsiyoncu:

Mariya Parhuts

Anastasiya Yakubışın

Çevirmen:

Oleksandr Tıron

Çeviri editörü:

Rıdvan Emre Mert

İçerik menajeri:

Katerına Şçepkovska

Keşif gezisini takip edin