Share this...
Facebook
Twitter

“Pazar günü güneş erken doğdu, vişne bahçelerini neşelendirdi…” Bu, yüz yılı aşkın süredir Hutsul bölgesindeki Krıvorivnya köyünde duyulan Noel şarkısının ilk satırları. Koliada geleneği, Hristiyanlık öncesinden beri hiç kesilmeden devam eden Noel bayramının bir parçası. Ne Hristiyanlığın kabulü, ne de Sovyet yasakları Karpat dağları içinde kalan bu köyde erkeklerce üstlenilen söz konusu kadim geleneğe son verebilmiş.

Koliada geleneği
Geçmişi Hristiyanlık öncesindeki doğayı ve Güneş’in doğuşunu konu alan şarkı söyleme geleneğine dayanan, Noel bayramı sırasında evden eve dolaşarak İsa’nın doğumu hakkında şarkı söyleme geleneği.

Eskiden koliadnıklar (Koliada şarkısı söyleyenler) ata ruhlarını temsil ediyorlardı. O zamanlarda Güneş’in doğuşu (günlerin uzamaya başlaması) kutlanırken, sonradan Pagan ve Hristiyan kültürlerinin kaynaşmasıyla İsa’nın doğuşu ile bu doğal olgunun da anlam ve önemi birleşmiş. Böylece Hristiyan din adamları, Hutsul halkıyla beraber yeni Koliada şarkıları bestelemeye başladılar. Koliada, kilise avlusunda başlaması itibariyle ritüellerde kilise esaslarını temsil eder. Koliadnıklar, sadece aşağıdaki nehrin yanında bulunan evlere değil, yaylalara dağılmış olanlar da olmak üzere, her eve kiliseyi getirmek için ellerinden geleni yaparlardı.

Koliada, aynı zamanda özellikle kış aylarında birbirleriyle sıkça karşılaşamayanlar için bir buluşma, düşünce ve endişe paylaşma zamanı.

Peder Ivan

Koliadnıkların dışında köyün yerli din adamı peder İvan Rıbaruk da geleneksel etkinliklere özenle ilgi gösteriyor. Noel’de koliadnıklara hayır duaları iletip Koliada sırasında toplanan paraları kilisenin restorasyonuna, ülkenin doğusunda savaşan Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına, ya da tıbbi tedaviye ihtiyacı olanlara ayırıyor.

— Biz 100 yıl önceki eski şarkıları söylemiyoruz. Bugün de olup bitenleri konu alıyoruz. Koliada şarkıları, yaşadıklarımızı anlattıkları için bugünlere kadar geldiler.

Peder, Hutsul bölgesinin her köyünün Krıvorivnya gibi olmasını istediği söylüyor. Burada her köyün kendi koliada grubu var.

— Bazı köylerde köyün yarısı koliada söylüyor, bazısındaysa çeyreği, ve bazısında sadece birkaç kişi. Gelgelelim tüm nüfusun Koliada’ya katıldığı köy bizimkisi.

Krivorivnya’da dokuz mahalle olduğu için dokuz tane Koliada grubumuz var. Şimdi, savaş zamanı dolayısıyla, bir grup da mutlaka Ukrayna’nın doğusunda savaşan askerlere Koliada’yı götürmeye gidiyor.

Krıvorivnya Hutsulşçına’nın (Hutsul bölgesine verilen ad) hem yaz hem de kış başkenti olarak algılanıyor. Ukraynalı ünlü yazar İvan Franko ve akademisyen ve siyasi lider Mıhaylo Gruşevskıy bir zamanlar burada misafir edilmişler. Film yönetmeni Serhiy Paracanov da “Unutulmuş Ataların Gölgeleri” adlı ünlü filmi burada çekti. Buraya birçok yaratıcı simanın gelmesi köyü kültürün nabzının attığı bir yere dönüştürdü. Hutsullar, hayatlarına güzellik katmak için kıyafetlerinde veya ahşap oymacılığında artık kullanılmayan süsler kullanır. Ivan Rıbaruk bunu şöyle açıklıyor:

— Sahip olduğumuz bu güzelliğin ortasında, dağlarda yaşarken başka türlü olamayız ki. Üstelik biz (Hutsullar — editörün notu) özgürlüğümüze düşkünüz; asla yabancı kültürlere veya yabancı otoritelere boyun eğmedik, her zaman kendi hayatımızı yaşadık. Ve kendi hayatımızı yaşama arzusu sayesinde olduğumuz gibi kalmayı başardık. Tefekküre vakti olunca insan kendi hakikat anlayışına varır.

Koliada

Noel’de koliadnyklar kilise bahçesinde toplanır. Trembitacılar, bir süre kullanılmayan enstrümanlarını horilka (Ukrayna’ya has sert bir içki — çevirmenin notu) ile ıslatarak hazırlarlar. Bu arada, diğer koliadnık ve misafirler kilisedeki ayine ve kutsal yağ sürme ritüeline katılır. Ayinin ardından, koliadnıklar, köylüler ve misafirler kilisenin avlusuna çıkar. Koliadnıklar, güneşi simgeleyen bir daire oluşturur ve kemancılarla “berezalar” (koliadnık liderleri — editörün notu) bu dairenin ortasında sıraya dizilirler. Ve sonra tüm yıl beklenen ritüel başlar:

Pazar günü güneş erken doğdu,
Vişne bahçelerini neşelendirdi.
Vişne bahçesi beyaz beyaz çiçeklendi,
Küçük İsa dünyaya geldi.

Bartkalar (Bartka, keskin ince bir balta — editörün notu) ritim tutarcasına havaya yükseliyor, trembitalar ve boynuzlar duyuluyor, krısaninin (krısani, özel Hutsul şapkası — editörün notu) renkleri ve tüyleri kış güneşinde parlıyor. Ve işte böylesine renkli bir koliada dalgası oluşuyor.

Trembita
Üflemeli Ukrayna halk müziği aleti. Uzunluğu 2.5-8 metre olan, bazen huş ağacı kabuğuna sarılmış ağaçtan bir boruya benzer.
Share this...
Facebook
Twitter
Share this...
Facebook
Twitter
Share this...
Facebook
Twitter

Şarkıcılar sadece şarkı söylemekten ziyade ples (dans türü — çevirmenin notu) ile koliadaya başlıyor.

Ples, pagan çağından beri koliadanın önemli bir parçası olagelmiş. Bu ziyadesiyle kendine has bir kış ritüeli dansı. Koliadnıklar, köylülerin Noel’ini kutlayarak ilk başta kilisenin etrafında, sonraysa evlerin yanında dans ediyorlar. Krıvorivnya’nın koliadnıklarıfazla hareket etmeden tek bir noktada dans ederken, yakınlarda bulunan Dzembronya köyündekiler askeri yürüyüş yaparcasına dans ediyorlar.

Koliadnıklar evin yanında dans ederken evin sahibi şarkıcıları içeri çağırıp çağırmayacağına karar veriyor. İçeri girilirse dört saat, ya da daha uzun bir süre boyunca şarkı söylenebilir.

“Bereza”

Krıvorivnya’da her koliadnık grubunun kendi “berezası” yani lideri, kemancısı, ve trembitacısı vardır. Koliada şarkıları söyleyerek kilisenin etrafında üç kez yürüyüp özel Hutsul senfonisini yaratırlar. Bundan sonra Koliada’yı kutsayan pederin önünde diz çöküp her evi ziyaret etmeye ve uslu davranmaya söz verirler.

Babası gibi İvan Zelençuk otuz yıldır üst üste “bereza” rolünü üstleniyormuş:

— Peder İvan Rıbaruk üstümüze kutsal su serperek huzurlu bir Koliada için bizi kutsuyor. Bundan sonra, kalplerimizde olup bitenleri dalgalar halinde hissederiz; artık diğer insanlar gibi değilizdir Havariler gibiyiz. Gidip İsa Mesih’in doğduğunu duyuruyoruz.

“Bereza” papaz rolünü alır, zira elinde cemaatin öptüğü ve povismo (keten lif — editörün notu) taktığı bir haç tutar . Krıvorivnya’da, povismonun kilise ve ihtiyaçları için verilebilecek en asil şey olduğuna inanıyorlar. Ancak günümüzde para da veriyorlar. Hutsul geleneğine göre, koliadnıklara mutlaka maddi bir şeyler verilmeli.

İvan Zelençuk, Hutsul Koliadası gösterimi için birkaç kez ABD’yi bile ziyaret ettiğini anlatıyor:

— İlk Koliada turumuza hazırlanıyorduk: bir ay boyunca toplanıyorduk, prova yapıyorduk. Rahmetli babam da Bereza’ydı. O da Koliada şarkıları söylemeye giderdi. Kardeşim de Noel şarkıları söylüyor; o da Bereza. Koliada’yı seven öyle bir “hanedanımız” var, ve bu gelenek bir şekilde nesilden nesile geçen bir şey.

Bereza Ivan’nın grubuyla, diğerleri gibi Koliada’ya Noel Günü’nde başlıyor. Bu noktada, her evi Epifani Bayramı’ndan önce ziyaret etmeye yetişmek için köydeki evlerin sayısına ve harcanan zamana dikkat etmek önemli. Koliada geleneği yaklaşık iki hafta devam ediyor ve erkekler bu süre boyunca evlerinde bulunmuyorlar.

Normalde Hutsul kadınları bir erkek grubuyla şarkı söylemeye gitmezler ve kendi gruplarını da toplamazlar. Bu geleneksel köy yaşam tarzından kaynaklanıyor. Daha fazla fiziksel güce sahip olan erkeklerin dışarıda çalıştığı zaman kadınlar çocuklara ve evcil hayvanlara bakmasından sorumluydu. Yine de peder Ivan’ın anlattığı gibi, kadınların koliadaya çıktığı durumlar da vardı. Bir kez Yaseniv ve Krıvorivnya’da erkekler kendi aralarında kavgaya tutuştular. O zaman kadınlar da çocukları besleyip, inekleri sağıp, erkeklerin yerine Koliada’ya çıktılar.

— Ama zaman değişti. Havari Pavlus’un bize söylediği sözleri unutmuş olabiliriz. İsa Mesih için ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepimiz Mesih İsa’da biriz. Bu yüzden kadınlara şarkı söylemenin yasak olduğunu düşünmüyorum, ama o kadar çok işleri var ki, bu çok zor olur.

Share this...
Facebook
Twitter
Share this...
Facebook
Twitter
Share this...
Facebook
Twitter

Geçmişte yalnızca yetişkin erkekler şarkı söylemeye giderdi. Şimdi de her isteyen gruba kabul edilmiyor. Daha çok gençler geleneği benimseyip Koliada gruplarına katılmaya başlıyor. “Bereza” Ivan Zelençuk şöyle açıklıyor:

— Terbiyesiz, kötü bir ev sahibi, ya da çok içki içen bir adam gruba katılamaz. Birazcık içmek yasak değil, ama her şey kararında olmalı. Koliada sırasında özel bir sorumluluk duyulur. Günlük yaşama kıyasla biraz farklı olduğunu, kutsandığını, üzerine kutsal su serpildiğini ve vicdan azabı çekmemek için görevini yerine getirme gerektiğini unutmamalı.

Bir çocuk veya adam, Koliada’yı ciddi bir sebepi olmaksızın kaçırırsa, gruptan çıkarılabilir.

Papazın oğlu Pavlo Rıbaruk, Ivan Zelençuk’un Koliada grubuna katıldı. Pavlo, 12 yaşından beri yani 8 yılı aşkın süredir Koliadaya çıkıyor. Şarkıları kopyalamak ve şarkı söylemeyi öğrenmek istediği için, daha deneyimli bir şarkıcıdan şarkılar içeren bir defter ödünç aldığını hatırlıyor. İlk başta, katılmayı Koliada’nın topluluk yaşamının bir parçası olması açısından, sosyal işlevi nedeniyle merak ediyormuş.

Her şarkıcının sadece şarkı söylemesi değil, aynı zamanda bu bayramın özünü anlaması da önem arz ediyor. Bir yandan şarkı söylüyorsunuz ve ailelerle iletişim kuruyorsunuz, bir yandan da özel bir kutsal ayin düzenliyorsunuz. Pavlo Rıbaruk deneyimini şöyle anlatıyor:

— Bu, tekerlekler üzerinde hareket eden bir halk kilisesi. Göbek bağımda yazılanları okumak, kendimi anlamak ve göbek bağımda yazılan dili anlamak için buna katılıyorum. Çünkü bu, şarkı söyleme yoluyla kendime yaptığım bir yolculuk, ki bu çok önemli ve bana çok yardımcı oluyor.

Oğlan için bu gelenek özel, zira Hristiyan formunda yeniden doğmuş güneşe tapınma geleneğiyle ilişkili. Düşünceler sözlerin henüz başlamadığı, derin bir yere uçup gittiğiniz anın o garip etkisi, bu yeni Koliada formunda korunmuş.

— Bir şarkının on beşinci dakikasında (ki tamamı yarım saat sürer), burada olmadığını anlayabilirsin, ancak ağzın, yedi yıldır üst üste şarkı söylediğin on adamla, aynı insanların evlerinde şarkı söylemeye devam ediyor.

Şarkıcılar Ne Hakkında Şarkı Söylüyor

Yerel araştırmacı ve etnograf Ivan Zelençuk, Noel ve Koliada geleneklerinin pagan ve Hıristiyan inançlarını birleştirdikleri için bağdaştırıcı olduğuna inanıyor.

— Güneş’in doğuşunu anlatan şarkılar vardı, ama bu aynı zamanda İsa Mesih’in doğduğu anlamına da geliyordu. İki kavram bir araya geldiğinde Koliada’nın yepyeni bir seviyeye ulaştığına inanıyorum.

Örneğin, şarkılar arasında bereza tarafından ev sahipleri için söylenen en uzun şarkı var. Şu sözleri içeriyor:

Horoz kesilir ve tuzlanır.
Ve balık kaynatılır ve tuzlanır,
Ve kafası kesilmiş bu horoz,
Ve kesilmiş, tuzlanmış ve haşlanmış bu balık.
Horoz kafası olmadan öterse,
Ve bu kesilmiş, haşlanmış ve tuzlanmış balık suya atlayıp yüzerek uzaklaşırsa,
İşte o zaman dirilecektir İsa Mesih.

Demek istediğim, İsa Mesih’in dirilişi doğadaki dirilişle ilişkilendirilmesinin çok ilginç bir formudur.

Şarkıcı Pavlo Rıbaruk, Koliada şarkılarını eski İskandinav baladları veya Hindu şarkılarıyla karşılaştırır. “Oy sida, da y na rida, da y na danai” — bu sözler birçok şarkıda kullanılan bir nakarattır. Pavlo, bunların üç Dakini tanrıçası Sida, Rida ve Danai olduğunu öne sürüyor:

— Her şeyi hafife alıyoruz ama asıl kökleri çok derin. Bu sözleri yazanlar ve besteleyenler, onların kutsal olmalarını istemişler.

Her evde farklı şarkı söyleniyor. Her şey ev sahibinin isteklerine bağlı. Tüm aile için veya her aile üyesi veya her çocuk ve hayvan için bile ayrı ayrı şarkılar söylenebilir. Adı üstünde “Ev sahibi için şarkı”, “Kız için şarkı”, “Oğlan için şarkı” gibi Koliada şarkıları var. Şarkı sözleri her köyler ve hatta gruplar arasında farklılık gösterebiliyor.

Eskiden, şarkıcıların ev sahipleriyle evin içinde daha çok dans ettikleri söyleniyor. Şimdi, ev sahibiyle sadece bir dans kaldı. Buna “Kruhliek” deniyor. Bir daire içinde dans ediliyor ve ev sahibinin kovanları varsa, arılar için özel bir şarkı söyleniyor.

Şarkıcılar terk edilmiş bir eve geldiklerinde o evde hayatı yeniden canlandırmak adına yine de şarkı söylüyorlar. Bir gün şarkıcılar ve Bereza Ivan yaşlı bir kadının yaşadığı bir eve geldi. Kadın, şarkıları için onlara çok az para verdi: sadece 10 grıvnia. Şarkıcılar ise kadına bağış olarak 200 grıvnia verdiler. Zira Koliada bir insanın alabileceğinden fazlasını almaz, sadece bir insanın verebileceğini alır. Şarkıcılar bu şekilde hep ihtiyacı olan insanlara yardım ediyorlar.

Bir de “Umerla koliada” (Ölü koliada — çevirmenin notu) diye bir şarkı var. Masada birkaç saat şarkı söyleyip ziyafet çektikten sonra, erkekler kalkıyor ve bu evin tüm ölülerine Koliada şarkısı söylüyorlar. Geleneksel olarak, bir beyaz ekmek ve üç mum koyup çanları çalıyorlar.

Koliada’nın Yasaklanışı

Dinî bir gelenek olarak, Koliada iki kez yasaklandı. İlk defa yasaklandığında, Hutsul bölgesinde Hıristiyanlık aktif hale geldiğinde buna pagan bir ritüel denildi.

Yazar Stanisław Vincenz, “Yüksek Polonına’da” (polonına Karpatlar dağlarında çayır — çevirmenin notu) adlı kitabında 1830 yılından bahsederken bu durumu tarif ediyor.

Etnograf Ivan Zelençuk, bu kitabın sayfalarını karıştırarak “Güneşin doğumunu kutluyoruz, ancak İsa Mesih’in doğumunu da kutlayabiliriz” diyor. Yerel yazar Petro Şekerık-Donıkiv Koliada’ya aynı zamanda hareket eden bir halk kilisesi diyor. Yeni Koliada şarkıları ise Hutsullarla birlikte papazlar tarafından yazılıyordu.

İkinci defa Koliada Sovyet döneminde kiliseyle beraber yasaklandı. Bu dönemde Hutsullar Koliada’yı gizlice düzenlemek zorunda kaldılar. İvan Zelençuk, koliada kötü bir şey gibiymiş hiç kimsenin göremediği yüksek tepelerde Koliada’ya çıktıklarını anlatıyor. Şehirlerde insanlar, DGK (Devlet Güvenlik Komitesi, Sovyetler Birliği’nin istihbarat ve gizli servisi — çevirmenin notu) tarafından zulme uğradıkları için şarkı sözlerinde İsa adını Lenin ile değiştirirmiş.

Her Hutsul köyünün iki bölümü var. Birinci kısım, ekseriya insanların yarısının yaşadığı nehir kıyısında bulunan vadi. Dağ köyünün ikincisi kısmına ise “tepeler” deniyor. Tepelerde hayvancılık yapılması için evlerin arasında bir kilometrelik uzaklık bulunuyor. O zamanlar polisin evlerde şarkı söylenip söylenmediğini kontrol etmek için dağlara gitmesi pek olası değildi. Böylece Koliada sadece tepelerde sürdürüldü.

— Annem her zaman koliadaya kız kardeşine, Krasnoyillie köyüne giderdi. “Noel’de kız kardeşim Mariyka Şoyvorovska’yı ziyarete gideceğim” derdi. Neden sorusuna cevabı ise “Onlar yüksek dağlarda yaşıyorlar ve koliada şarkıları söyleyenleri içeri alabiliyorlar.”olurdu

Koliada geleneği Perestroyka döneminde canlandırıldı. İnsanlar politik baskı sisteminin artık o kadar güçlü olmadığını fark edip Koliada’ya gizlemeden çıkmaya başladılar. Ivan Zelençuk, Koliada’nın Verkhovına bölgesinde yeniden canlandırıldığına ve Krıvorivnia’nın bunu yapan ilk köy olduğuna inanıyor. Çünkü buradaki Koliada geleneği çok eskiydi ve insanlar uzun zamandır bu geleneği yeniden başlatmak için fırsat kolluyorlardı.

Perestroyka
"Yeniden Yapılanma", SSCB'de 1980'li yıllardan itibaren gerçekleştirilen reform hareketleri.

Bir adam, bir gün ailesi uyurken, şarkıcıların geldiğini anlatıyor. O zamanlarda Koliada şarkıları söylemek yasaktı; özellikle devlet memurları için tehlikeliydi. İvan’ın ailesi ise öğretmen ailesiydi.

— Sabah saat ikide evin yanından Koliada şarkıları duyuyoruz. Yok artık! Sonra dışarı çıkıyorum, ve gerçekten koliadnıkları görüyorum. Kapıyı açıyoruz, herkesi evimize davet ediyoruz, elimizdekilerle sofrayı kuruyoruz. Biz ikramları masaya koyduk, onlar şarkı söylediler. İlk Koliada’mız böyle geçti. Sonra beni de Koliada’ya çağırdılar. Ne yazık ki, o zamanlar işim olduğu için yapamadım.

İnsanlar, köyde yaşlı bir adamın yaşadığını, tüm Koliada şarkılarının sözlerini sadece bilmekle kalmayıp, neredeyse elli yıllık bir aradan sonra Koliada grubuna katıldığını anlatıyorlar.

Share this...
Facebook
Twitter
Share this...
Facebook
Twitter
Share this...
Facebook
Twitter

Koliada geleneği yeniden canlandırıldığında gençlerle birlikte evden zar zor çıkabilen yaşlı adamlar bile Koliada şarkıları söylemeye gittiler. Gelenek ölmedi, çünkü onu hatırlayan insanlar hala yaşıyordu. Yani her şeyi sıfırdan başlatmak gerekmiyordu.

Beraza Ivan Zelençuk, Krıvorivnya’daki kilisenin kapatılmadığını ve Verkhovına’dan bir Koliada grubunun geldiğini hatırlıyor:

— Kilisesi yakılmış Verkhovına halkı, kilisemizin yanında oynadılar, bazı Krıvorivnyalı da onlara katıldı ve neredeyse her yıl kilisenin yanında dans edildi. Bu öyle bir şeydi ki, o oyunları duyduğumda gerçekten canım acıyordu. O şarkılarda kötü hiçbir şey yoktu; devlet karşıtı hiçbir şey yoktu.

Yasaklanmış olan Sovyet karşıtı metinler de vardı. Yerli halkın Sibirya’ya sürüldüğü 1947 yılı ve Ukrayna İsyan Ordusu’nu anlatan şarkılar gibi.

Dini açıkça uygulamaya izin verildiğinde köyde sadece bir veya iki koliada grubu vardı ve daha sonra her yan köyünde ayrı gruplar oluşturuldu.

Rozkoliada

On iki günlük şarkıları söylemenin ardından Koliada grubu, rozkoliada (Koliada’nın dağılışı — çevirmenin notu) için berezasının evinde toplanır. Şarkı söyledikten sonra zilden içki içerler ve misafirperverliği için berezaya teşekkür ederler. Bereza ve kemancı halkanın ortasında dururlar ve şarkıcılar etraflarında bildikleri tüm oyunları oynarlar. Daha sonra bereza, sırayla tüm şarkıcılara gider, onlara şükran belirtisi olarak şarkı söyler ve haçı öpmelerine izin verir. Herkes Tanrı’dan gelecek yıla ve yeni Koliada’ya kadar yaşamalarına izin vermesini ister.

— Epifani bayramında hepimiz nehre gidiyoruz, orada oyun oynuyoruz, berezaları öpüyoruz ve kendi aramızda veda ediyoruz.

Gruptan biri yaramazlık yaptıysa, ona üzerinde bir kızın yüzü boyanmış küreğini öptürüyorlar. Rozkoliada’nın bu parçası en dokunaklı bir anlardan biri, çünkü iki hafta boyunca birlikte şarkı söyleyen erkekler bu sırada vedalaşıyor.

Hutsul Koliada’sı ve oyunları, Karpatlar dağlarındaki kesintisiz halk geleneğinin eşsiz bir örneği. Koliada Hutsulların ruhunun timsali ve genetik kodlarının bir parçası. İnsanlar her şeyden önce kendileri için bu geleneğe devam ediyor. Bu sayede bayram hala yaşıyor ve onda hiç bir sahtelik olmuyor. Bu insanların gücü, çünkü onlar sadece şarkı söylemek ve yemek yemek değil, bayramın ruhunu hissediyor ve benimsiyorlar. Kendileri için Koliada’nın anlam ve önemini keşfederek Noel’in özünü yeniden anlamaya çalışıyorlar. Her sene aynı grup aynı ev sahiplerine gidiyor. Bu geleneği en önemli parçası, birlikte olmak ve sadece bu şartla gelenek gerçekleşiyor. Krıvorivnya’da Koliada’yı anlamak Hutsulları anlamak demektir diyorlar.

Materyali hazırlayanlar

Proje yazarı:

Bohdan Lohvınenko

Yazar:

Diana Horban

Editör:

Yevheniya Sapojnikova

Yapımcı:

Sofiya Anjelük

Fotoğrafçı:

Oleksandr Homenko

Dmıtro Bartoş

Kameraman:

Dmıtro Bartoş

Maksım Zavallya

Kurgu yönetmeni:

Mariya Terebus

Fotoğraf editörü:

Oleksandr Homenko

Transkripsiyoncu:

Viktoriya Volianska

İlona Mıkolayişın

Çevirmen:

Mıroslava Osadça

Çeviri editörü:

Rıdvan Emre Mert

İçerik menajeri:

Katerına Şçepkovska